Pelvik Taban Rehabilitasyonu, leğen kemiği (pelvis) tabanını bir hamak gibi saran kas ve bağ
dokusu grubunun fonksiyonel bozukluklarını tedavi eden özelleşmiş bir fizyoterapi alanıdır. Bu kas
grubu; mesane, rahim (kadınlarda), prostat (erkeklerde) ve bağırsakların son kısmını destekleyerek
idrar ve dışkı kontrolünü sağlar, aynı zamanda cinsel fonksiyonlarda kritik bir rol oynar.
Toplumda genellikle sadece kadınları ilgilendiren bir konu gibi algılansa da, erkekler ve çocuklar
dahil her yaştan bireyde pelvik taban sorunları görülebilir. Sorunlar genellikle iki ana başlıkta
toplanır: Kasların zayıflığı (hipotoni) veya kasların aşırı gerginliği (hipertoni).
Kas zayıflığı durumunda en sık karşılaşılan tablo, halk arasında “idrar kaçırma” olarak bilinen
üriner inkontinanstır. Gülme, öksürme veya hapşırma sırasında yaşanan kaçırmalar (stres
inkontinans) veya aniden gelen tuvalet ihtiyacı (urge inkontinans), kişinin sosyal hayatını ciddi
şekilde kısıtlar. İleri vakalarda ise pelvik organların aşağı doğru yer değiştirmesi (organ sarkması/
prolapsus) görülebilir.
Tam tersi durumda, yani kasların aşırı gergin olduğu tablolarda ise kişi; kronik pelvik ağrı,
kabızlık, idrar yapmada zorluk, ağrılı cinsel ilişki (disparoni) veya vajinismus gibi problemler yaşar.
İşte bu noktada pelvik taban rehabilitasyonu devreye girer.
Tedavi süreci, bu alanda uzmanlaşmış bir fizyoterapist tarafından yönetilir. Öncelikle detaylı bir
kas değerlendirmesi yapılır. Tedavinin en önemli araçlarından biri Biofeedback yöntemidir. Bu
teknoloji sayesinde hasta, bilgisayar ekranındaki görsel ve işitsel sinyaller aracılığıyla, normalde
farkında olmadığı pelvik taban kaslarını nasıl sıkıp gevşeteceğini öğrenir.
Türkçe
