İlerleyen yaş veya eski spor sakatlıkları eklemlerimizi zamanla yıpratıyor. Ayrıca bağ dokularındaki zayıflık kronik eklem ağrılarına yol açıyor. Bu ağrılar yürümeyi veya merdiven çıkmayı bile oldukça zorlaştırır. İnsanlar genellikle sadece ağrı kesici iğnelerle günü kurtarmaya çalışır. İşte tam bu noktada proloterapi devreye giriyor. Palmer & Still olarak bu yenilikçi yöntemi güvenle uyguluyoruz. Çünkü bu yöntem, vücudun kendini iyileştirme mekanizmasını tetikleyerek doku onarımına harika bir destek sunar.

Proloterapi Nasıl Uygulanır?

Uzman hekimlerimiz öncelikle yıpranmış bağ ve eklem bölgelerini detaylıca tespit eder. Ardından bu hasarlı dokulara doğal bir solüsyon (genellikle dekstroz) enjekte ediyoruz. Proloterapi uygulaması kesinlikle bir ağrı kesici veya kimyasal işlemi değildir. Bu doğal solüsyon, dokuda kontrollü bir iyileşme iltihabı yaratır. Bu nedenle biz bu sürece hücresel yeniden yapılanma diyoruz. Üstelik Palmer & Still uzmanları bu süreci son derece hassas bir şekilde yönetir. Böylece tedavi doğrudan zayıflamış kıkırdak ve bağları güçlendirmeye odaklanır. Başka bir deyişle, bedenin kendi kendini onarma sürecini hızlandırmaya yardımcı olur.

Hangi Hastalıkların Tedavisinde Destekleyicidir?

Bu güvenilir enjeksiyon yöntemini özellikle geçmeyen eklem sorunlarında sıklıkla kullanıyoruz. Hasarlı kıkırdak ve tendonları desteklemekte oldukça başarılıdır. Proloterapi uygulamaları aşağıdaki durumlarda yüz güldürücü sonuçlar verir:

1. Diz Kireçlenmesi (Osteoartrit)

Diz eklemindeki sıvı kaybı ve kıkırdak aşınması kemiklerin birbirine sürtmesine neden olur. Dolayısıyla bu durum şiddetli batma hissi yaratır. Hücresel enjeksiyonlar sayesinde eklem çevresindeki bağları güvenle destekliyoruz. Sonucunda dizin yük taşıma kapasitesi artar ve kireçlenme ağrıları önemli ölçüde hafifler.

2. Menisküs ve Çapraz Bağ Yırtıkları

Ters hareketler veya dizin aşırı dönmesi bağ dokularında zedelenmeler oluşturur. Bazen de bu durum dizde boşalma veya güvensizlik hissi yaratır. Bu gibi durumlarda proloterapi yıpranmış dokuyu içeriden onaran harika bir destek sunar. Üstelik hastalarımız eklemlerinin yeniden sabitlendiğini hisseder.

3. Kronik Bel ve Boyun Ağrıları

Omurgayı bir arada tutan bağların gevşemesi disklerin üzerine aşırı yük bindirir. Çünkü zayıf bağlar omurga dengesini koruyamaz. Proloterapi bu gevşemiş bağ dokularını uyararak yeniden sıkılaşmalarına yardımcı olur. Ayrıca omurgayı doğal bir korse gibi sararak fıtıklaşma riskini azaltmaya destek olur.

Proloterapi ile Kortizon İğnelerinin Farkları Nelerdir?

Toplumda insanlar ekleme yapılan her iğneyi zararlı kortizon sanarak büyük bir yanılgıya düşüyor. Ancak bu iki enjeksiyonun dokuya etkisi tamamen zıttır. Öncelikle kortizon iğneleri sadece mevcut iltihabı baskılar ve anlık ağrı keser. Amacı geçici bir rahatlama sağlamaktır (ve uzun vadede dokuyu zayıflatabilir). Buna karşılık proloterapi hiçbir kimyasal baskılayıcı içermez. Tamamen dokuyu çoğaltma (proliferasyon) ve güçlendirme ilkelerine dayanır. Kısacası doğrudan kalıcı doku iyileşmesini hedef alan onarıcı bir protokoldür.

Tedavi Süreci ve Günlük Hayata Etkisi Nelerdir?

Palmer & Still uzmanları seans aralıklarını genellikle 3 ile 4 haftada bir olacak şekilde planlar. Dokunun kendini yenilemesi için bu süreye mutlaka ihtiyaç vardır. İşlem sonrasındaki ilk birkaç gün eklemde hafif bir şişlik ve ağrı hissedebilirsiniz. Aslında bu durum, onarım sürecinin (istediğimiz iyileşme iltihabının) başladığının en güzel kanıtıdır. Üstelik bu geçici dolgunluk hissi zamanla yerini kademeli bir güçlenmeye bırakır. Ayrıca fizik tedavi ile desteklendiğinde yeni dokular çok daha sağlam gelişir.

Eğer siz de geçmeyen eklem ağrıları yaşıyor veya kronik sakatlıklarla mücadele ediyorsanız, hemen harekete geçin. Palmer & Still ekibiyle iletişime geçerek tamamen size özel bir değerlendirme randevusu oluşturun. Böylece dokularınızı doğal yollarla onarmak ve ağrısız yaşama dönmek için güvenli bir adım atın.